h Dolar %
h Euro %
h BIST100 %
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admin

admin

31 Ağustos 2021 Salı

Domain Seçiminin SEO Süreçlerindeki Etkisi

Domain Seçiminin SEO Süreçlerindeki Etkisi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni bir web sitesi oluştururken göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurlardan biri, seçtiğiniz domain’dir. Web siteniz için doğru domain’i bulmak zor olabilir. Çünkü markanız, iş teklifleriniz ve aramayla alaka düzeyde düşünmeniz gerekir.

Bu süreçte “Domain SEO’ya yardımcı olur mu?” sorusu sıkça akıllara gelebilir. Çevrimiçi bir işletme kurma sürecindeyseniz, muhtemelen SEO’nun web sitenize trafik çekmeye yardımcı olacağı tüm yolları düşünmüşsünüzdür. Ancak sitenizi kurma şeklinizin aslında SEO çabalarınızı etkileyebileceğini biliyor muydunuz?

Burada önemli olan nokta, hem marka merkezli hem de SEO dostu olan doğru alan adını bulmaktır.

Bu yüzden bu yazıda, domain’in SEO üzerindeki etkilerine ve web siteniz için SEO dostu bir alan adını nasıl seçeceğinize değineceğiz. Ama önce temel bilgilerle başlayalım.

Domain (alan adı), web sitenizin adıdır yani kullanıcıların web sitenize erişebilecekleri adrestir. Domain’ler genellikle bir veya daha fazla IP adresini tanımlamak için kullanılır.

Örneğin bu sitenin domain’i hosting.com.tr’dir. Üst düzey alanı (TLD) .com’dur ve .tr ülke kodudur.

Domain Seçerken SEO’yu Düşünmeli Miyim?

Domain Seçerken SEO'yu Düşünmeli Miyim?

Evet, ancak anahtar kelimeler domain için SEO’nun olmazsa olmazı değildir. Bu yüzden alan adlarına bakarken, insanların markanızı, işletmenizi ve sunduklarınızı tanımasına odaklanın.

Sitenizin iyi sıralanması için domain’inizde anahtar kelimelere sahip olmanız gerekmez. Aslına bakarsanız, arama motorları, alan adlarında anahtar kelime dolduranların farkındadır.

İşte tam da bu yüzden, markanıza en uygun ve iş teklifleriniz için en iyi olan alan adını oluşturmaya odaklanmalısınız. Tutarlı ve markanıza uygun bir çevrimiçi varlık oluşturmak, SEO çabalarınızla iç içe geçmelidir. Domain’iniz web sitenizin önemli bir parçası olsa da, adın kendisi, Google’nin sitenizin arama sonuçlarında nerede görüneceğini belirlemek için kullandığı 200 sıralama faktörünün arasında çok az ağırlık taşır.

Anahtar Kelimenin Domainde Geçmesi SEO’yu Nasıl Etkiler?

Önemli bir sıralama faktörü olmasa da, domain’in SEO üzerinde önemli etkileri olabilir. Kısa, özlü ve tıklamaya değer bir domain oluşturmak için alakalı ve markalı kelimelerin bir karışımını kullanmak, arama motorlarında iyi sıralama şansınızı önemli ölçüde artıracaktır. Ancak, tam eşlemeli anahtar kelimeler kullanmak ve alan adınızı aşırı optimize etmek, web sitenizin spam gibi görünmesine neden olabilir ve iyi bir sıralama şansı elde etmenizi azaltır. Aslında her şey doğru dengeyi sağlamakla ilgilidir.

Bir web sitesinin alan adında doğru anahtar kelimelere sahip olmak, arama motorlarında iyi sıralama elde etme şansınızı önemli ölçüde artırabilir. Ancak bu, doğru anahtar kelimelere sahip alanların her zaman ilk sırada yer alacağı anlamına gelmez.

Alan adlarının SEO üzerinde büyük bir etkisi olabilir. En alakalı ve uygun alan adına sahip olmak, ilgili kitlenizi hedeflemenize ve arama sıralamasında yerleşiminizi hızlandırmanıza yardımcı olabilir. Ancak, önce iyi optimize edilmiş bir web sitesine sahip olmanız gerekir.

Alan Adları SEO’ya Yardımcı Olur Mu?

Alan Adları SEO'ya Yardımcı Olur Mu?

Bir işletme sahibi olarak, bir alan adı seçmek, işletmenin marka kimliği haline geleceği için oldukça önemli bir görevdir.

Her ne kadar Google, alan adlarının arama motoru sıralamalarına katkıda bulunmadığını onaylamış olsa da, doğru alan adı aşağıdakileri sağlayabilir:

  • Yüksek Tıklama Oranları
  • Güven ve Otorite Algısı
  • Rakiplere Karşı Rekabet Gücü
  • Daha Fazla Marka Potansiyeli
  • Arama Motoru Sıralamalarını Etkileyebilecek Olumlu Kullanıcı Davranışı

Alan adınızdan en fazla SEO değerini elde etmek istiyorsanız, anahtar kelimelerle fazla doldurulmamış bir alan adı ile markanıza uygun bir alan adı arasında bir denge kurmayı düşünmeniz gerekir. Her şey doğru sinyalleri göndermekle ilgilidir.

Web sitesi sahibinin içeriğini nasıl yönettiği konusunda dikkatli olmaması durumunda, Google’nin bu siteleri cezalandırabileceğini iyi bilinmelidir.

Domain (Alan Adı) Uzantısı SEO Performansını Etkiler mi?

Üst düzey alanlar (TLD’ler) en yaygın alanlardır ve küresel bir erişime sahiptir. Küresel erişim, sektöre veya konuma göre sınır olmadığı ve herkesin bir TLD oluşturabileceği anlamına gelir. Başlangıçta ABD’deki siteler için tasarlanmış olan “.com” uzantıları, açık ara en popüler TLD’lerdir.

Alan adınızı daha SEO dostu yapmanın bir yolu, ülke kodlu üst düzey domain’leri (ccTLD’ler) kullanmaktır. ccTLD’ler, arama motorlarının ilgili sonuçları daraltmasına yardımcı olan ekstra bir bilgi katmanı sağlar. Bir ccTLD, arama motorlarının sitenizi ve hedef kitlenizi coğrafi konum aracılığıyla anlamasına yardımcı olur. Örneğin, “.com.tr” kullanmak Google’nin işletmenizin Türkiye’de olduğunu bilmesini sağlar. CcTLD’lerin kullanılması, web sitenizin arama motoru sonuç sayfalarında nerede ve ne zaman görüneceğini önemli ölçüde etkileyebilir. Sitenizin bir “.com.tr” alan adı varsa, çoğu arama terimi için Türk kullanıcılara ulaşma olasılığı yüksektir.

Alan Adındaki Kısa Çizgi SEO’yu Etkiler Mi?

Alan Adındaki Kısa Çizgi SEO'yu Etkiler Mi?

Evet, etkiler. Bu yüzden alan adlarında kısa çizgi kullanılması önerilmiyor.

Alanınızı “www.hostingdomain.com” gibi iki kelimeden oluşturuyorsa, okunabilirlik amacıyla kelimeleri kısa çizgi ile ayırıp “www.hosting-domain.com” haline getirme eğiliminde olabilirsiniz.

Tire kullanımı, spam benzeri davranışla güçlü bir şekilde ilişkilidir ve alan adının okunabilirliğini ve akıcılığını azaltır. Bu nedenle, alan adlarında kısa çizgi kullanılması önerilmez.

Tireli domain’lerin bu kadar spam gibi görünmesinin ana nedenlerinden biri, bunun, tanınmış otorite web sitelerinin farklı sürümlerini oluşturmaya çalışan spam gönderenler için yaygın bir uygulama olmasıdır. Bilgisayar korsanları, orijinal alan adı zaten alınmış olduğundan, web sitesini ve markayı kopyalamaya çalışmak için tirelenmiş bir sürüm kaydederler. Bu yüzden yapabiliyorsanız, alan adınızda tire kullanmaktan kaçının.

SEO Uyumlu Domain (Alan Adı) Nasıl Seçilir?

Domain seçmek tamamen SEO’ya odaklanmamalı; bunun yerine, domain seçiminiz web sitenizin sunduklarına odaklanmalıdır. Alan adınız web sitenizi ve markanızı doğru bir şekilde yansıtıyorsa, bu başlı başına iyi bir SEO’dur. Alan adı seçmeye yönelik en önemli ipuçlarımızdan bazıları aşağıdaki şekildedir:

  • Marka Adınızı Kullanın
  • Hem Alakalı Hem de Markaya Uygun Anahtar Kelimeleri Düşünün
  • Konumunuzu Düşünün
  • Orijinal TLD’lere bağlı kalın
  • Belirsizlikten Kaçının
  • Hatırlaması Kolay Bir Alan Adı Seçin
  • Kısa ve Öz Tutun
  • Kısa Çizgi Kullanmaktan Kaçının

SEO için bir alan adı, işinize ve markanıza mükemmel şekilde uyan bir ad oluşturmayı içermelidir. Hedef anahtar kelimeleriniz için tam eşlemeli bir alan adı oluşturursanız, otomatik olarak iyi bir sıralama elde edersiniz. Bununla birlikte, Google’nin algoritması daha karmaşık hale geldikçe, bugün tam olarak eşleşen bir alan adına sahip olmak, sitenizin otomatik olarak bir numara olacağı anlamına gelmez.

2012 yılında Google, arama sonuçlarında düşük kaliteli tam eşlemeli alan adlarını azaltmak için bazı önemli değişiklikler yaptı. Hala tam eşlemeli alan adlarıyla sıralanacak birçok web sitesi olsa da, alan adınızı hedef anahtar kelimelerinizle aşırı doldurmaktan kaçınmak en iyi uygulamadır.

Alan adınızdan en fazla değeri elde etmek istiyorsanız, doğru sinyalleri göndermeniz gerekir. Spam algısı oluşturmadan SEO dostu bir alan adı oluşturmanızda fayda var. Bu yüzden markanıza, iş tekliflerinize ve kullanıcıların web siteniz hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyecekleri bir alan adı kullanmaya odaklanın.

Daha önce de belirtiğimiz gibi, Google, kullanıcıların taleplerini karşılamak için çaba göstermektedir. Bu nedenle, bir alan adına karar verirken önce müşterilerinizi dikkate almanız gerekir.

  • Bu yüzden alan adınız aşağıdakileri yapmalıdır:
  • Spam İçerikli Bir Web Sitesi Algısı Vermemeli
  • Tanınabilir, Unutulmaz ve Okunabilir Olmalı
  • Alakalı ve Meşru Olmalı
  • İşletmenizi Markalamalı
  • Kim Olduğunuz ve Ne Yaptığınız ile İlgili Güçlü Bir Bağlantı Sağlamalı

SEO dostu bir domain oluşturmak, alakalı anahtar kelimeler kullanmaktan çok daha fazlasıdır. SEO çabalarını olumlu yönde etkileyecek bir alan adı oluşturmak, kullanıcıların seveceği markalaşmaya odaklanmayı gerektirir. Alanı adınızı oluştururken, kendi kendinize “bu, üzerine tıklayacağım bir şey mi?” diye düşünün. Kullanıcıların alan adınızla etkileşime girip girmeyeceği birincil endişeniz olsun.

Devamını Oku

Domain IP Sorgulama Nedir, Nasıl Yapılır?

Domain IP Sorgulama Nedir, Nasıl Yapılır?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Domainler internet sitelerini kolaylıkla bulmamızı sağlayan kelime ve rakam kombinasyonlarından oluşan adreslerdir. Normalde internete bağlı olan her dijital varlık için bir IP adresi tanımlanmaktadır. Alan adımızın da (domain) benzer şekilde bir IP adresi olacaktır. Domain IP sorgulama işlemi de DNS (Domain Name System) sistemi sayesinde yapılabilmektedir.

IP (Internet Protocol) adresleri belirli bir düzendeki rakam dizilimleri ile ifade edilirler. Her internet sitesinin IP adresine ait rakam kombinasyonunun kullanıcılar tarafından ezberlemesi pek mümkün olmadığı için domain sistemi devreye sokulmuştur.

Domain ve IP arasındaki ilişkiyi anlatmadan önce DNS (Domain Name System) ve NS (Name Server) sisteminin ne olduğu anlamamız gerekiyor.

Name Server (NS) Nedir?

Name Server (NS) isim sunucusu olarak adlandırılan bir sistemdir. NS sunucuları kendilerine yapılan domain adresi sorgulamalarına cevap veren özel serverlardır. DNS (Domain Name System) sistemi içinde yer alırlar.

Name server adresleri hosting ( barındırma) hizmeti aldığınız kuruluşlar tarafından alan adınıza özel atanan kısa adreslerdir. Örneğin;

birer nameserver sunucu adresleridir ve yedekli olarak kullanılırlar. IP ilişkilendirme işlemi devam ederken name server sunucusundan ilkine ulaşılamaz ise yedek olan sunucuya gidilerek bağlantı işlemi devam eder.

Name server sunucusu adresleri IP adresleri ve domain arasındaki bağı oluşturan kısa adreslerdir.

DNS (Domain Name System) Nedir?

Domain Name System (DNS) yani alan adı isim sistemi, internete bağlanan tüm web sitelerini sınıflandırarak onları bir IP adresi ile isimlendirmektedir. Bu sayede internetteki tüm bileşenlerin IP adresleri yardımıyla bağlantı kurmasına yardımcı olur.

Bu işlem DNS sunucuları (server) yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Dünya üzerinde sadece 13 adet ROOT DNS sunucusu bulunmaktadır. Bölgesel DNS sunucuları da bu kök DNS sunucuları ile iletişime geçerek kimlik denetleme işlemi yapar ve bağlantıları oluşturur.

Biz tarayıcıya bir domain ( alan adı) yazdığımız zaman şöyle bir işlem sıralaması olmaktadır.

  • yazılınca tarayıcı, bölgesel DNS Sunucusu’na gidip bu domaine ait IP adresini sorgular.
  • Bölgesel DNS sunucusu aldığı bu işlem talebini önce ROOT DNS sunucusuna giderek “.com.tr” alan adı uzantısının hangi name serverla ilişkili olduğunu sorgular.
  • ROOT Server ona örneğin 120.xx.xx.xxx ile başlayan IP adreslerine git diye cevap verir.
  • Gelen cevaba göre DNS sunucusu bu sefer Name Server sunucusuna gidip www.hosting.com.tr barındığı DNS sunucusu nedir diye sorar.
  • Name Server ona 121.xx.xx.xxx olarak dene diye cevap verir.
  • Bu sayede DNS sunucusu o adrese bağlı web sitesinin barındığı sunucuyu bulur.
  • O sunucuya www.hosting.com.tr adresinin IP adresi nedir diye sorar.
  • Web sitesinin bağlı olduğu sunucu ona IP adresi bilgisini verir.
  • Bu bilgiyi alan DNS sunucusu tarayıcıya domainle bağlantılı IP adresini iletir.
  • Tarayıcı bu IP adresi sayesinde doğrudan sunucudan www.hosting.com.tr web sitesini alarak görüntüler.

DNS sistemi UDP Protokolü ile çalışmaktadır. UDP Protokolü TCP Protokolüne göre daha denetimsiz fakat çok daha hızlıdır. Bu bir dizi işlem, sayfaların hızlı açılması adına DNS çözümleme sürecinin 5-10 ms gibi bir sürede tamamlanması anlamına gelir.

Bu nedenle süreç o kadar hızlı gerçekleşir ki biz bu durumu fark edemeyiz. Böylece domain alan adları ve IP adresleri ilişkilendirilir.

Bir Domaine Ait IP Adresini Nasıl Öğrenirim?

Bir alan adına ait IP adresini öğrenmek için ROOT (Kök) DNS sunucularına sorgulama yapmak gerekir. Bu iş için en pratik yöntem DNS Checker gibi web sitelerini kullanmaktır.

dnschecker.org size herhangi bir alan adına ait IP adresi, nameserver sunucularının neler olduğunu kolayca bulmanıza yardımcı olur.

  • Belirtilen sayfayı açıp sol üst köşede bulunan arama çubuğuna IP adresini öğrenmek istediğiniz domain (alan adını) yazın. Biz deneme amaçlı hosting.com.tr alan adını tarattık.
  • Sonra hemen sağında bulunan sekmeden “A” seçeneğini tıklayarak “Search” arama tuşuna tıklayın.
dnschecker arayüzü
  • Birçok DNS sunucusundan gelen cevap, aradığınız domaine ait IP adresi olacaktır.
dnschecker sorgulama sonucu

cloudflare.com gibi CDN (Content Delivery Network) tabanlı bir DNS sağlayıcı ile sitenizin DNS kaynaklı sorunlar yaşama riski azalır ve olası büyük DDOS saldırılarında bile alan adınızın DNS yanıtı vermesi mümkün olur.

Kaynak:hosting.com.tr

Devamını Oku

Çoklu Dilde Web Sitesi Barındırmak İçin Hosting Seçimi

Çoklu Dilde Web Sitesi Barındırmak İçin Hosting Seçimi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Teknolojideki ilerleme, işletmeleri yeni bir boyuta taşıdı. Özellikle internetin evrimi, insanların olaylara bakışında köklü bir değişiklik yaptı. Çevrimiçi pazarlama, dünyanın her yerindeki çeşitli ülkelerde web sitelerinin kullanılabilirliği nedeniyle büyümesini hızla artırıyor. İşinizi internet üzerinden genişletmeyi hedeflediğinizde, dilin mesajınızı çeşitli coğrafi konumlardaki insanlara iletmede hayati bir rol oynadığının hepiniz farkındasınızdır.

Çoğu insan, İngilizce’nin evrensel bir dil olduğunu ve dünyadaki her ulus tarafından anlaşıldığını düşünüyor. Ancak gerçekler farklı.

Mandarin Çincesi, 900 milyondan fazla konuşmacıyla en çok konuşulan ilk ana dildir. Ardından, 436 milyon ile İspanyolca geliyor ve İngilizce 370 milyon kişi ile 3. sırada.

Tabii her şey burada bitmiyor!

En çok konuşulan diller listesinde Japonca, Rusça, Bengalce, Portekizce, Arapça ve Hintçe sıralaması dahil olmak üzere başka diller de var.

Bir web sitesini birden çok dilde barındırmanın en önemli nedenlerinden önce bazı önemli istatistikleri inceleyelim:

  • İnternet kullanıcılarının yalnızca %27’si ana dili olarak İngilizce konuşmaktadır
  • İnternet kullanıcılarının %72’ye yakını ana dillerinde gezinmeyi tercih ediyor.
  • Kullanıcıların %56’sı bir ürün veya hizmet sipariş etmeden önce dile bakıyor.

İstatistiklere bakıldığında; girişimciler, perakendeciler ve işletmeler daha fazla uluslararası müşteriyi çekmek için kesinlikle çok dilli bir web sitesi oluşturmaya çalışmalıdır.

Neden Çoklu Dilde Bir Web Sitesi Kurmalısınız?

Neden Çoklu Dilde Bir Web Sitesi Kurmalısınız?

1. Farklı Pazarlama Girme

Hedeflerinizi büyük tutun ve her zaman küresel pazarın maksimum kısmına dokunmaya çalışın. Web sitesinin uluslararasılaştırılması, tam da bunu yapmanızı sağlar ve birçok pazara girmenize yardımcı olur. İngilizce bir web siteniz olabilir, fakat ABD veya İngiltere piyasaları doyduğunda ne olacak? Uzun vadede iş yapmayı düşünün ve müşterileri farklı konumlardan sitelerinize çekmek için birden çok dil ile uyumlu olun.

2. Reklam Maliyetlerini Azaltma

Ürününüzü veya hizmetinizi geleneksel büyük bir pazarda tanıttığınızda, rekabette öne çıkmanız ve işinizi konumlandırmak için çok para harcamanız gerekir. Gelişmekte olan bir pazara girerken, daha az rekabet olacağı için reklam maliyetleriniz daha az olacaktır. Ayrıca yeni pazardan daha fazla iş ve dolayısıyla gelir elde edebilirsiniz.

3. Pazar Çeşitlendirmesi

Bir işi çok çeşitli ülkelerde genişletmek, şirketinizin çeşitlenmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca tek dilli bir web sitesiyle çalışırken karşılaştığınız riski azaltabilirsiniz ve bir konum çalışmadığında, diğerleri sayesinde kaybı telafi edebilirsiniz.

Tek bir pazar odağı, işletmeniz için bir tehdit oluşturur. Bir pazarın durgunluğundan dolayı şirketiniz krize girebilir.

4. Trafikte Artış ve Gelişmiş SEO

Farklı dilleri destekleyebilen web sitesi geliştirme, arama motorları için görünürlüğünüzü de artırır. Başka bir deyişle, birden çok dilde farklı anahtar kelimelere sahip olduğunuzda siteniz daha yüksek sıralamalar alır. Site sıralaması iyileştiğinde, web siteniz arama motorlarında otomatik olarak üst sıralarda yer alır ve potansiyel müşterinizin arama sonuçlarında kolayca görüntülenebilir. Böylelikle daha fazla kişinin sitenizi bulmasını sağlarsınız.

5. Güven Oluşturma

İngilizce gibi standart bir dil tercih edilebilir olsa da, çevrimiçi olarak ürün satın alan insanların %46’sından fazlası, mevcut dil ana dili değilse satın almıyor. Yalnızca ürün incelemelerini ve diğer önemli bilgileri anlayabildiklerinde kendilerini rahat hissediyorlar. Dolayısıyla, yerelleştirilmiş ve müşterilerini önemseyen bir web sitesi, bu şekilde güven oluşturabilir.

6. Rakiplere Karşı Avantaj

Birçok kişi hala çok dilli web sitesine geçmeyi aklının ucundan bile geçirmiyor. Bunu düşünmeye başlamış olmanız bile, size rakipleriniz arasında liderlik kazandıracaktır. Geleneksel bir pazarda büyük bir oyuncu olmayabilirsiniz, ancak gelecek vaat eden yeni pazarları fetheden ilk kişi kesinlikle olabilirsiniz.

Çoklu Dilde Web Sitesi Barındırmak İçin Hosting Seçimi

Çoklu dilde web sitesi oluşturmanın avantajlarını yukarıda listeledik. Şimdi de oluşturacağınız web sitesi için nasıl bir hosting seçmelisiniz buna değinelim.

Çok dilli bir web sitesi oluşturmak, muhtemelen dünyanın her yerinden trafik çekmeyi planladığınız anlamına gelir. Bu yüzden ziyaretçilere mümkün olan en iyi deneyimi sunmak için, birinci sınıf performans ve birden çok sunucu konumu sunan bir web hosting şirketiyle çalışmayı düşünmelisiniz.

Sitenizi nerede barındırdığınız, ne kadar hızlı yüklendiği konusunda büyük etkiye sahiptir. Web sitenizi istediğiniz kadar optimize edebilirsiniz, eğer bulunduğu sunucu yavaşsa, etkileri sınırlı olacaktır. Bu nedenle, çok dilli sitenizi hızlandırmanın ilk adımı kaliteli barındırmaya yatırım yapmaktır.

İdeal olarak, web sitenizi, çekirdek kitlenize mümkün olduğunca yakın fiziksel olarak yerleştirilmiş bir sunucuda barındırmalısınız. Ancak, yeni diller eklemeye başladığınızda, sitenizin trafiği büyük olasılıkla artacak ve bu da sunucunun performansını etkileyecektir. Güvenilir bir web hosting, trafikteki artışlara ayak uydurabilir ve web sitenizin performansını çok fazla etkilemesini önleyebilir. Bir noktada, yeni bulunan uluslararası kitlenizin üstesinden gelmek için planınızı yükseltmeniz gerekebilir, bu beklenen bir durumdur.

Bunun da ötesinde, bazı sağlayıcılar coğrafi olarak birincil sunucunuzdan uzak olan kitleleri barındırmaya yardımcı olmak için İçerik Dağıtım Ağlarını (CDN’ler) sunar. Aynı etkiyi elde etmek için her zaman bir üçüncü taraf hizmetine kaydolabilirsiniz, ancak bu özelliğin barındırma planınıza dahil edilmesi uygundur.

WordPress için en iyi barındırma seçeneklerinden biri WP Engine’dir. Bu, yönetilen bir WordPress barındırma sağlayıcısıdır, yani web siteniz için temel optimizasyon ve bakımla ilgilenir.

Yeni başlıyorsanız, paylaşımlı hosting yeterli olabilir. Bununla birlikte, özellikle belirli bir boyuta ulaştıktan sonra, özel kaynaklara sahip olduğunuz bir sanal özel sunucu (VPS) ile daha iyi durumda olursunuz.

Çoklu Dilde Web Siteniz için En İyi Web Hosting

Doğru bir web hosting servis sağlayıcı bulmak, çok dilli web sitenizin özellikle hızı için en önemli ayaklarından biridir. Eğer web sitenizi farklı dillerde kullanıma açmaya gerçekten karar verdiyseniz, öncelikle bir web hosting paketinde neye ihtiyacınız olduğuna karar verin. Her şey istediğiniz gibi giderse, önümüzdeki birkaç yıl içinde neye ihtiyacınız olacağını da belirleyin. Sonra her iki ihtiyacınızı da karşılayabilecek bir web hosting sağlayıcısı bulun.

Yukarıda anlattığımız tüm faktörler göz önüne alındığında,birçok çok dilli web sitesi için olduğu gibi, sizin web siteniz için de en verimli hosting servis sağlayıcılarından biri olabilir.

Çoklu dilde web siteniz için performans odaklı hosting paketlerimize göz atmak için hemen sitemize gelebilir, web sitenizin ihtiyaçlarınıza uygun şekilde barındırılmasını sağlamak için uygun bir fiyat ödeyebilirsiniz.

Çoklu dilde web sitelerinin kullanması gereken hosting hizmetleriyle ilgili sorularınız varsa, sorularınızla ilgili size yardımcı olabilecek teknik bir ekibe sahiptir. İşletmeniz için en iyi hosting paketi seçimine karar vermek için bizimle iletişime geçin, size bu konuda rehberlik edelim.

Hala web hostingin web siteniz için neden önemli olduğunu merak ediyor musunuz? Web hosting hizmetlerimiz hakkında daha fazla makale ve kaynak için blogumuza göz atın.

Devamını Oku

Domain Whois Nedir?

Domain Whois Nedir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bazı alan adlarının kime ait olduğunu bilmek isteyen birçok insan var. Ne yazık ki, pek çok insan bu konuda ne yapacağını bilmiyor. İşte tam da bu noktada Whois devreye giriyor.

Bir alan adı yani domain kaydedildikten hemen sonra, Internet Corporation of Assigned Names and Numbers (ICANN), gibi akredite kayıt şirketlerinin domainin sahibinin iletişim bilgilerini, alanın kayıt ve sona erme tarihini ve Whois veri tabanındaki diğer ayrıntıları yayınlamasını ister.

Domain Whois, şu anda dünya çapında kayıtlı tüm alan adlarının aranabilir bir listesidir. Whois alan adı araması, önceden kayıtlı bir alan adı hakkında alan adı bilgisi talep etmenize olanak tanır. Veri koruma düzenlemeleri sıkılaştırıldığından, bazı veriler (kayıt sahibi ayrıntıları gibi) genellikle artık görünmez.

Domain Whois Nedir?

Yukarıda kısaca değindik, fakat Whois’i şimdi de biraz detaylı inceleyelim.

Domain Whois, bir alan alanı veya IP adresinden “kimin” sorumlu olduğunu arayabileceğiniz genel bir dizindir. Geçmişte, alanın sahibini aramak için Whois’i kullanabiliyordunuz (isim, adres, telefon ve e-posta dahil). Bununla birlikte, GDPR Mayıs 2018’de yürürlüğe girdiği için, alanın sahibine ilişkin çoğu bilgi artık gizlendi (bu geçici bir karardır).

ICANN, Whois veri tabanı açısından GDPR’ye en iyi nasıl uyulacağını belirler. Bu, ICANN’in bu bilgileri (bir kısmını) gelecekte tekrar kamuya açık hale getirmeye karar verebileceği anlamına gelir. ICANN, gTLD’ler söz konusu olduğunda Whois politikası üzerinde kontrole sahiptir.

Hâlâ alan adı sahipleri hakkında bilgi gösteren birkaç ccTLD vardır, ancak genellikle sahibi bir şirket veya kuruluş olduğunda, bu bilgileri gösterirler. Hangi bilgilerin ne zaman görülebileceğine ccTLD için yerel kayıt kuruluşları karar verir.

Whois’de Hangi Bilgileri Bulabilirim?

Çoğu alan adı sahibiyle ilgili ayrıntılar gizli olsa da, yine de Whois’de yararlı bilgiler bulabilirsiniz. Alan adı süresinin ne zaman dolacağını, transfer durumunun ne olduğunu, alan adı için kayıt kuruluşunun kim olduğunu, kötüye kullanım durumunda kiminle iletişime geçileceğini ve hangi ad sunucularının kullanıldığını görebilirsiniz.

Bir alan adı hakkında bilgi aramak istiyorsanız, Whois Domain Sorgulama sayfamızı kullanabilirsiniz.

Alan Adının Kime Ait Olduğunu Neden Bulmalıyım?

Çeşitli alan adlarının sahiplerini aramaya başlamadan önce, bunu neden yapmak istediğinizi kendinize sormanız önemlidir. Bu bilgiyi öğrenerek ne gibi faydalar elde edebilirsiniz?

İster inanın ister inanmayın, alan adının kime ait olduğu aslında birçok nedenden dolayı inanılmaz derecede faydalı olabilir.

Başlangıç ​​olarak, mevcut bir alan adını satın almak ilginizi çekebilir. Bu durumda, sahibinin kim olduğunu arayarak, tüm iletişim bilgilerini bulabilir ve satın alma hakkında iletişime geçebilir veya bilgi alabilirsiniz. Birçok kişi, bir şirket veya marka için yeni bir web sitesi oluştururken bir alan adı satın almayı seçer ve siteye tam olarak uyması için belirli bir ada sahip olmayı ister. Bu noktada istedikleri alan adı daha önceden alınmışsa, alan adı sahibiyle iletişime geçmeleri gerekir.

Whois sorgulamasıyla ayrıca, alan adının ne zaman sona erdiğini de görebilirsiniz. Bu, teklif vermek için ideal zamanda alan adı sahibiyle iletişime geçmenize olanak tanır.

Alan Adının Kime Ait Olduğu Nasıl Anlaşılır/Öğrenilir?

Şimdi bu yazının ana amacına geçiyoruz; bir alan adının sahibini nasıl bulacağınızı açıklamak… Neyse ki bu, hiç de zor değil. Gerçekte, ihtiyacınız olan tüm bilgileri inanılmaz derecede yararlı bir kaynak kullanarak bulabilirsiniz.

Söz konusu kaynak whois.net‘tir. Hangi alanın kimin olduğunu bulmak için arama çubuğuna alan adını yazmanız gerekir. Aslında, alan adını bilmek zorunda bile değilsiniz, sadece anahtar kelimeleri yazarakta sonucu bulabilirsiniz.

Bunu yaptıktan sonra, o alan adıyla ilgili bilgilerin bir listesi gösterilecektir. Buna kayıt şirketinin kim olduğu, telefon ve e-posta’larının ne olduğu, alan adlarının durumu, en son ne zaman yenilendiği ve kayıt süresinin ne zaman sona erdiği dahildir. Ayrıca birkaç parça daha ek bilgi vardır, ancak bu bilgiler ilginizi çekecek temel bilgilerdir.

Örneğin, oluşturma tarihine ve son kullanma tarihine göre bir alan satın alıp alamayacağınız konusunda iyi bir fikir edinebilirsiniz. Önümüzdeki yıl sona eren ancak 10 yıl önce oluşturulmuş bir alan adını almak isterseniz, bu alan adını sahibinden satın alma şansı oldukça düşüktür. On yıldır buna domain’e sahip olduğu için, bu alan adını satın almaya ikna etmek için biraz para ayırmanız gerekecek.

Whois ve Gizlilik

İletişim bilgilerinizi bir alan adı kayıt kuruluşuna verdiğinizde, bunlar herkese açık veri tabanına eklenir. Yalnızca alan adınızı kullanarak Whois kayıtlarında arama yapan herkes, iletişim ayrıntılarınıza bakabilir (Veri koruma düzenlemeleri sıkılaştırıldığından, bazı veriler genellikle artık görünmez).

Bilgilerinizin herkese açık olmasını önlemenin tek yolu, bir alan adı kayıt sitesinden Whois koruması almaktır. Birçok kayıt şirketi, bu hizmeti düşük bir maliyet karşılığında sunmaktadır. Birisi Whois aramasında ayrıntılarınızı aradığında, Whois koruması, alan sahipleri yerine kayıt şirketinin ayrıntılarını gösterir. Bu hizmet, bilgilerinizin yanlış kişilerin eline geçmesini, sizi önemsiz e-posta selinden veya kimliğinizin çalınma riskinden kurtarır.

Alan Adı Gizlilik Koruması Nedir?

Whois, bir alan adı kimliğini araması yapmanıza izin veren herkese açık bir veri tabanıdır. Bir alan adı satın aldığınızda, alan adı kayıt kuruluşunun belirli bilgileri rapor etmesi gerekir. Bu kayıt Whois veri tabanı olarak bilinir.

Ya iletişim bilgilerinizin kolayca bulunmasını istemiyorsanız? O zaman alan adı kayıt kuruluşunuzdan gizlilik koruması satın almanız gerekir. Whois gizliliği sayesinde iletişim bilgileriniz korunur. Birisi Whois kayıtlarında alan adınızı aradığında, bunun yerine alan adı kayıt kuruluşunuza ait bilgilerin görünür olduğunu görecektir.

Whois tipik olarak aşağıdakileri ister:

  • İsim
  • Soyad
  • E-posta adresi
  • Telefon numarası
  • Adres
  • Alan adı kaydı, yenileme ve son kullanma tarihleri

Bu bilgileri bir düşünün… Basit bir internet araması yapabilen herkesin kullanımına açık olmasını ister miydiniz? Bunu paylaşmak istemiyorsanız, alan adı gizliliğine bakmanın zamanı geldi. Gizlilik korumasının amacı, iletişim bilgilerinizi tamamen yabancılardan gizlemektir.

Whois Gizlemenin Faydaları Nelerdir?

Whois gizleme birçok değerli avantaj sunar. Gizliliğinize küçük bir yatırım yapmanın üç nedenini aşağıda sizin için listeledik.

1. Kişisel Bilgilerinizi Koruyun

Kimlik hırsızlığı çevrimiçi ortamda ciddi bir sorundur. Bir alan adını kaydetmek için gerekli olan bilgi miktarını düşünün. Bu bilgiler insanların korumak için büyük çaba sarf ettiği kesin bilgilerdir. Aslında yetenekli bir bilgisayar korsanı için kendinizi veya işinizi riske atacak birçok veri vardır. WHOIS koruması, bu bilgilerin kötü ellere geçmesini engeller.

2. İstenmeyen Pazarlama Mesajlarından Kaçınma

İletişim bilgilerinizi alan adınızın yanında listelemek pazarlamacıların, spam gönderenlerin ve dolandırıcıların ilgisini çekebilir. Söz konusu kişilerin, iletişim bilgileri için Whois veri tabanını taradıkları, özellikle yeni kayıtlı web sitelerini taradıkları bilinmektedir. Çevrimiçi pazarlama, SEO ve daha fazlasıyla ilgili herhangi bir şey hakkında e-posta’lar almanız ve pazarlama telefonlarına maruz kalmanız, alan adı kaydından sonra pek uzun sürmez.

3. Spam’i En Aza İndirme

E-posta’nızı korumak ve istenmeyen e-posta’ları azaltmak için alan adı gizliliğini kullanmanız gerekir.

Peki bunu nasıl yapılır?

Alan adı kayıt kuruluşunuz, kimlik avı e-posta’ları olasılığını azaltan Whois veri tabanına sizin yerinize bir takma ad e-posta’sı ekler. Bu tür kimlik avı e-postaları (hassas bilgilerinizi, kullanıcı adlarınızı, şifrelerinizi vb. elde etmeye çalışan), alan adı gizlilik korumasını kullandığınızda gerçek e-postanıza ulaşmaz.

İstediğim Alan Adı Zaten Alınmış, Ne Yapabilirim?

Öncelikle, farklı bir alan adı uzantısı kullanmak isteyip istemediğinizi düşünün. Birçok alan adı uzantısı vardır. Bu yüzden belki de sizin için doğru olan başka bir tane daha bulabilirsiniz.tüm alan adı uzantılarını cazip fiyatlarla sunar. Mevcut alan adları için aramak yapmak istiyorsanız, tıklayabilirsiniz.

Yukarıda sizinle Domain Whois nedir, Whois’sde hangi bilgileri bulabilirim, Whois gizliliği vb. Whois ile ilgili birçok konuyu paylaştık. Whois ile ilgili merak ettiğiniz farklı şeyler varsa, yorum bölümünde bize yazın. İçeriğimizi geliştirmek için deneyimlerinizi ve önerilerinizi paylaşmayı unutmayın

Devamını Oku

Domain Backorder Nedir?

Domain Backorder Nedir?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İnternet siteleri internette, domain (alan adı) ile temsil edilirler. Bu domainler ister ilk sizin tarafınızdan üretilsin ister başkası tarafından kullanılıyor olsun, her defasında en az bir yıllık olarak tescil edilmek ve kullanılacaksa yenilenmek zorundadır.

Kimi durumlarda kullanıcılar ister bilinçli olarak isterse farkında olmadan tescil sürelerini kaçırmaktadır. Bu yazıda böyle durumlarda, yenileme süresi geçen domainler hakkında neler yapmanız gerektiğini ve süresi geçen domainlerin “Domain backorder” yöntemiyle nasıl geri alınacağını yani “Domain Backorder Nedir?” konusunu işleyeceğiz.

Domain Backorder Nedir?

Domain Backorder, kelime anlamı olarak alan adı ön siparişi demektir. Aslında tam da kelime anlamını ifade eden bir işlemdir. Yenileme süresi geçmiş bir alan adı (domain) belirli bazı süreçleri tamamladıktan sonra hiç tescil edilmemiş gibi sıfırlanır.

Yeterince beklenir ve başkası o süreçte domaini yeniden tescil etmezse aynı domaini ilk defa tescil edilmiş gibi kolayca üzerinize alabilirsiniz. Ancak hedeflediğiniz bir domain ise işinizi şansa bırakmamalısınız.

Normalde domain ilk tescil süreçleri çok kolaydır ancak sonrasında bir kişiye tescillenen domainin, başkalarınca fırsatçılıkla alınmaması için bir dizi işlemden oluşan bir süreç oluşturulmuştur.

Bazı kişiler yeni bir domain aramaktansa, beğendiği ve daha önceden tescil edilmiş bir domaini almak üzere beklemeye karar verebilir. Bu kategoride ve tescil süresi bitmek üzere olan domainler için eğer kullanıcısı yenileme yapmaz ise kendi üzerine alabilmek üzere domain ön siparişi (domain backorder) işlemi başlatır. Backorder süresi dolan domainlerin takip edilmesini ve sıfırlamadan sonra otomatik kayıt yapmaya imkan tanıyan bir sistemdir.

İsterseniz süreçler ilk baştan nasıl başlıyor ve nasıl ilerliyor  anlatmaya başlayalım.

Domain Sorgulama ve Tescil Etmek

ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) domain tescili konusunda tekel oluşmasını önlemek amacıyla dünya genelinde denetim yapar ve yetkilendirdiği firmalar üzerinden domain tescil edilmesini sağlayarak tüm dünyada ve her isteyenin eşit şartlarda domain tescil etmesine imkan tanır. Bu sayede ilk gelen alır mantığıyla herkes tarafından görece sabit fiyat üzerinden tescil işlemleri gerçekleştirilir.

İlk defa tescil edilecek bir domaine sahip olmanın yolu öncelikle domain tesciline imkan sağlayan firmaların web sitelerinde domain sorgulama yapmaktır. Boşta ve tescil edilmemiş domainleri ancak bu şekilde bulabilirsiniz ve domain tescili en az bir yıl en fazla 10 yıl sürelerde yapılabilmektedir.

Bu hizmeti veren firmaların web sitesinden kayıt olarak kendinize bir kullanıcı hesabı oluşturun sonrasında boşta olan domainleri sorgulayıp istediğiniz domainleri kendi adınıza tescil edebilirsiniz.

Sanılanın aksine domain adresleri satın alınan değil, kiralanan dijital varlıklardır. Bir domain tescil ettiğinizde o domain (alan adı) en az bir en fazla on yıl sizin kullanımınıza sunulur. Bu süre “tr” uzantılı domainlerde beş yıldan fazla olmamaktadır.

Tescil ettiğiniz domaini isterseniz bir hosting ile ilişkilendirebilir ve bir web sitesi oluşturabilir, isterseniz park eder, isterseniz ilgili başka insanlara pazarlayarak ticaretini yapabilirsiniz.

Domain Yenilemek

Sahip olduğunuz bir domaini kullanım süreniz dolmadan yenileme yapmak gayet kolay ve mümkündür. Kullanıcı hesabınıza girerek “Domainlerim” menüsüne gelip “Yenile” butonuna basarak domaininizi istediğiniz süre kadar uzatabilirsiniz ve bu süre mevcut kullanım sürenize eklenir.

Görüldüğü üzere domain yenilemek istenildiği zaman gerçekleştirilebilen gayet basit bir işlemdir. Şimdi isterseniz yenileme süresi kaçırılan bir domaine neler olur onları konuşalım.

Yenileme Süresi Geçen Domainlere Ne Olur?

Bazen insanlar yenileme tarihlerine dikkat etmedikleri için domainin yenilenme işlemini kaçırabiliyor. Aslında domaini yenileme tarihi geçtikten hemen sonra domain başkalarına da açılmıyor, uzantısına göre değişen sürelerde olmak üzere sizden başka kimse domaini tescil edemiyor.

Bu süre de alan adınızın uzantısına ,TLD’sine (Top Level Domain) göre değişen sürelerde oluyor. “.COM” uzantılı alan adlarında 35-40 gün arasında tekrar yenileme yapabilirsiniz ancak bu süre içinde cezaya düşme durumu olursa yenileme maliyeti yükselecektir.

Yenileme süresi biten domainler için süreç aşağıdaki şekilde oluyor.

On-Hold Status (Beklemede Statüsü)

  • İlk 4-5 gün içinde alan adınızı tekrar yenileyebilirsiniz.
  • Firmadan firmaya değişmekle beraber 3-4 gün içinde web sitenizin domain üzerinden yayınında ve mail hizmetlerinde kesintiler olacaktır. Ancak hala domain tescilini yapma fırsatınız vardır.
  • Yine firmadan firmaya değişmekle beraber 30-40 güne kadar sonra bile normal bir ücret karşılığında veya az bir farkla yenileme yapmanız hala mümkündür.
  • 45. gün ise On-Hold süreci bitiyor ve son kurtarma şansı olan yeni bir süreç başlıyor. On-Hold süresi her alan adı uzantısı için (TLD) aynı olmayacaktır.

Redemption Period

Bu süreçte domain sahibi hala kurtarma şansına sahiptir. Bu işlem sadece ICANN tarafından belirlenen 80 USD ceza ücreti ödeyerek mümkün. Bu süreç için ICAAN kullanıcıya “restore and renew” yani kurtarma ve yenileme yapabilmek için oluşturulmuştur. Bu süre de 30 gün sürmektedir.

Pending Delete (Silinmesi Bekleniyor) Süreci

Bu sürece giren bir domain kimse tarafından tescil edilemiyor. 5 gün süren bu sürece giren domain artık silinme sürecine girmiş oluyor. ICANN’ın, domain silme süreci için ürettiği politikaya buradan ulaşabilirsiniz.

Bu süreç bittikten sonra domain tekrar tescil edilebilir hale gelmiş oluyor. Ancak tescili ilk kimin alabileceği konusu domain backorder işlemi sayesinde çözülüyor.

Domain Backorder (Ön Sipariş) Nasıl Yapılır?

Domain Backorder, cezaya düşmüş ve halihazırda yenilenmemiş bir domain için ön ödeme yaparak sipariş oluşturma işlemidir. Bu hizmeti veren bazı firmalardan takip ettiğiniz ve hedeflediğiniz domain için bir hizmet ücreti karşılığında ön sipariş oluşturabilirsiniz.

Bu süreçte başkaları da aynı domain için backorder oluşturduysa iş açık artırma metoduyla sonuçlanır. Ne kadar çok kişi domaini tescil etmek isterse ve açık artırmada oluşan değer üzerinden tescil işlemi gerçekleştirilir.

Yani backorder yapılan her domain alınacak diye bir kaide yoktur. Başarılı olunmadığı durumlarda hizmet veren firmaya değişen koşullarda para iadesi alınabilmektedir. Kimisi servislerinde kullanabileceğiniz krediye çevirerek sistemde kullanmanıza izin verirken kimisi ücret iadesi yapabilir.

Backorder hizmeti veren firmalardan araştırma yaparak istediğinizi seçebilirsiniz.

Bir Domainin Yenileme Tarihini Nasıl Kontrol Ederim?

Domain Whois sorgulama yaparak domainin kim tarafından veya kimin aracılığıyla tescil edildiğini görebilirsiniz. Whois ekranında ayrıca “Registery Expire Date” adıyla görülen tarih domainin tescil bitiş tarihidir. Bu tarihe yaklaştıkça tekrar kontrol etmeniz ve yenilenip yenilenmediğine bakmanız gerekiyor.

Kaynak:hosting.com.tr

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.